Huawei, yeni mobil işlemcisi Kirin 9050 Pro modelini duyurarak teknoloji dünyasında önemli bir adım attı. Bu yeni çip, şirketin şimdiye kadar geliştirdiği en güçlü işlemci olma iddiasıyla Mate XT 2 cihazında kullanılıyor.
Huawei, bu işlemcinin tamamen Amerikan teknolojisinden bağımsız olduğunu belirtiyor. 12 Eylül 2026 tarihinde Çin pazarında satışa sunulan Mate XT 2, bu yeni donanım ile dikkat çekiyor. Huawei tüketici grubu başkanı Richard Yu, sahne sunumunda bu işlemcinin şirketin bugüne kadarki en güçlü Kirin çipi olduğunu ifade etti.
Performans verilerine göre bu yeni işlemci, bir önceki nesil Mate XT modellerinde kullanılan Kirin 9020’ye kıyasla yüzde 42 oranında genel bir iyileşme sunuyor. Çip seviyesindeki veriler, Kirin 9030 Pro ile karşılaştırıldığında yüzde 24 daha yüksek tek çekirdek ve yüzde 52 daha iyi çoklu çekirdek performansı ortaya koyuyor.
Bunun yanı sıra grafik işleme tarafında yüzde 142 oranında bir artış gözlemleniyor. Dokuz çekirdekli LinxiCore işlemci birimi, 3.1 GHz hızına kadar çıkabiliyor.
Maleoon GPU birimi donanım tabanlı ışın izleme desteği sunarken, Da Vinci NPU birimi cihaz üzerinde 30 milyar parametreli bir model çalıştırabiliyor. Ancak tüm bu performans verilerinin doğrudan Huawei tarafından paylaşıldığını ve bağımsız bir doğrulama sürecinden geçmediğini belirtmek gerekiyor.
Şirket, herhangi bir hakemli çalışma veya tarafsız inceleme sunmuş değil. Kirin 9050 Pro, Huawei’nin LogicFolding adını verdiği yeni bir teknikle üretilen ilk ticari silikon olma özelliğini taşıyor.
Bu teknik, Mayıs ayında Şanghay’da düzenlenen IEEE ISCAS etkinliğinde Huawei yarı iletken şefi He Tingbo tarafından detaylandırılmıştı. LogicFolding teknolojisi, transistörleri küçültmek yerine mantıksal devreleri iki aktif silikon katmanına bölerek yüz yüze birleştiriyor.
Bu yapıda yaklaşık 1.5 mikrometre aralığında 50 milyon dikey bağlantı noktası bulunuyor. Sinyallerin daha kısa mesafelerde seyahat etmesi sayesinde Huawei, çalışma voltajını düşürürken yoğunluğu artırabildiğini belirtiyor.
Bu yöntem, geleneksel üretim tekniklerine farklı bir yaklaşım getiriyor. Üretim sürecinde kullanılan ekipmanlar ise dikkat çekmeye devam ediyor.
Huawei, işlemcinin üretim sürecine dair bir düğüm noktası bilgisi paylaşmadı. Daha önceki analizler, SMIC’in üçüncü nesil 7nm süreci olan N+3 teknolojisinin kullanıldığını göstermişti.
Bu süreçte aşırı ultraviyole litografi kullanılmadığı bilinse de, ASML daldırma tarayıcıları hala üretim hattında yer alıyor.
Bloomberg’in 2024 tarihli raporuna göre, SMIC’in önceki Kirin 9000s işlemcileri üretirken Applied Materials ve Lam Research ekipmanlarını kullandığı biliniyor. Bu ekipmanların kullanımı, 2022 yılındaki ihracat kuralları öncesinde tedarik edilen donanımlarla devam ediyor.
Huawei, 2019 yılından bu yana Amerikan etkisini azaltma konusunda önemli bir yol kat etti. Mate 30 Pro modelinde Amerikan parçası kullanılmadığı UBS ve Fomalhaut Techno Solutions analizlerinde görülmüştü.
Şirketin bu alandaki çabaları, devam eden bir mücadele olarak değerlendiriliyor. Endüstri oyuncuları, Huawei’nin performans farkını kapatma hızının beklenenden daha yüksek olduğunu öngörüyor.
Sizce Huawei’nin bu yeni işlemci teknolojisi, küresel pazardaki rekabet dengelerini nasıl etkileyecek? Yorumunuz gönderildi,onaylandıktan sonra yayımlanacak. Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın