Suriye'deki Ebu Zuhur Askeri Üssü'nü, Türk askeri varlığını öne sürerek hedef alan İsrail'in neyi amaçladığı tartışılıyor. İdlib'in kırsalındaki üsse düzenlenen saldırı, Türkiye sınırına oldukça yakın bir bölgede gerçekleşti.
İsrail'in saldırıları Suriye'de yeni değil ve zaman zaman Halep'in güneyi başta olmak üzere farklı bölgeler ve özellikle Golan Tepeleri çevresindeki noktalar da İsrail tarafından hedef alınıyor. Saldırının adresi: İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur İsrail askerleri tarafından gerçekleştirilen saldırıda İdlib'in kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü hedef alındı.
Bölgenin Türkiye'ye oldukça yakın olması dikkat çekiyor. İdlib ile Hatay arasında yaklaşık 50 kilometrelik kuş uçuşu mesafe bulunuyor.
Karayoluyla mesafe ise yaklaşık 98 kilometre olarak ifade ediliyor. Bölge, Kilis'e de yakın konumda.
Kilis ile Ebu Zuhur arasındaki mesafenin yaklaşık 129 kilometre olduğu belirtiliyor. İsrail'in saldırıları yalnızca İdlib'le sınırlı değil İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları yalnızca Ebu Zuhur ile sınırlı değil.
Halep'in güneyindeki farklı bölgeler, İdlib'in güneyi ve Golan Tepeleri'ne yakın noktalar da zaman zaman İsrail tarafından hedef alınıyor. Bu saldırılar, Suriye'nin askeri tesisleşme ve yeniden yapılanma sürecini de etkiliyor.
İsrail'in saldırılarla Suriye'nin askeri kapasitesini geliştirmesinin önüne geçtiği ve ülkenin daha fazla istikrarsızlaşmasına neden olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Barrack: Türkiye krizin büyümesini önledi ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Irak ile Suriye Özel Temsilcisi olan Tom Barrack da saldırının ardından Türkiye'nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barrack, Türkiye'nin bu süreçte son derece sağduyulu davrandığını, diplomatik ve barışçıl yollarla süreci yürütmeye çalıştığını söyledi.
Türkiye'nin bu tutumu sayesinde bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasının önüne geçildiğini ifade etti. Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı devam ediyor Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki bölgelerde daha önce gerçekleştirdiği operasyonların ardından bazı noktalardaki askeri varlığını sürdürüyor.
Reyhanlı, Cinderes ve çevresindeki bölgelerde Türkiye'nin geçmişte DEAŞ'a yönelik operasyonları kapsamında oluşturduğu askeri yapılanmalar bulunuyor. Türkiye ayrıca Suriye ile askeri iş birliğini de sürdürüyor.
İki ülke arasında yapılan çerçeve anlaşma kapsamında askeri eğitimler ve iş birliği faaliyetleri yürütülüyor. Bu kapsamda müşterek harekât ve eğitim süreçlerine ilişkin çalışmaların da devam ettiği belirtiliyor. 11 ülkeden İsrail'e ortak tepki İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları, aralarında Türkiye, Filistin ve Cezayir'in de bulunduğu 11 ülke tarafından kınandı.
Yapılan açıklamada saldırıların, "son derece tehlikeli bir tırmanışı ve Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin açık ihlalini" teşkil ettiği belirtildi. MSB: Ebu Zuhur'da Türk askeri yoktu Milli Savunma Bakanlığı da saldırıya ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Bakanlık, İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı sırasında bölgede herhangi bir Türk askerinin bulunmadığını açıkladı. MSB, Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Açıklamada ayrıca, Suriye'nin ve bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür saldırılara son vermesinin ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesinin elzem olduğu belirtildi. Suriye Dışişleri Bakanı da doğruladı Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani tarafından yapılan açıklama da Milli Savunma Bakanlığı'nın açıklamasını doğrular nitelikteydi.
Şeybani, Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askeri varlığının bulunmadığını belirtti. Üste askeri anlamda bölgenin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
Netanyahu'nun Türkiye ve Suriye açıklamaları da gündemde İsrail'in saldırıları sürerken ABD, İngiltere ve farklı ülkelerden İsrail'e yönelik tepkiler de devam ediyor. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye ve Türkiye'yi hedef alan açıklamaları da tartışmaların odağında.
Netanyahu'nun açıklamalarına Türkiye'den de tepki geldi. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Netanyahu'nun Türkiye düşmanlığını bir "can simidi" olarak gördüğü ifade edilmişti.
Ebu Zuhur saldırısı, yalnızca bir askeri üsse yönelik saldırı olarak değerlendirilmiyor. İsrail'in Suriye'deki askeri kapasitenin gelişmesini engelleme politikası, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı ve iki ülke arasındaki iş birliği, saldırının bölgesel boyutunu daha da önemli hale getiriyor.
Özellikle Ebu Zuhur'da Türk askeri bulunmadığının hem Milli Savunma Bakanlığı hem de Suriye tarafından açıklanması, İsrail'in saldırı gerekçesine ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın