CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr.
Orhan Şen, Türkiye genelinde etkisini sürdüren sıcak hava dalgasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Şen, özellikle batı bölgeleri ile Akdeniz'de yüksek nemin bunaltıcı etkisine dikkat çekerken, İstanbul'da en sıcak günlerin pazar ve pazartesi olacağını söyledi.
Ayrıca sonbahar, Süper El Niño, yağış beklentisi, orman yangınları ve su kaynakları konusunda da kapsamlı uyarılarda bulundu. Sıcak hava çarşambaya kadar etkili olacak Prof.
Dr. Orhan Şen'e göre sıcak hava dalgası hafta sonu dahil olmak üzere pazartesi, salı ve çarşamba günleri de etkisini sürdürecek: “Batı bölgelerimizin hemen hemen tamamında ve Akdeniz Bölgesi'nde sıcak hava ile yüksek nem bizi biraz perişan ediyor.
Önümüzdeki hafta pazartesi, salı ve çarşamba da sıcaklıklar devam edecek. Perşembeden itibaren kuzey bölgelerden başlayarak bir serinleme geliyor ama bu geçici bir serinleme olacak.” İstanbul'da en sıcak gün: Pazar ve pazartesi Şen, İstanbul'da sıcaklıkların mevsim normallerinin 2–3 derece üzerine çıktığını ancak asıl bunaltıcı unsurun yüksek nem olduğunu vurguladı: “İstanbul'un maksimum sıcaklık ortalaması ağustos ayında 29–30 derecedir.
Şu anda bunun 2–3 derece üzerindeyiz. Ancak nem çok yüksek.
Öğle saatlerinde nem yüzde 60'lara ulaşıyor ve hissedilen sıcaklık 38–39 dereceyi buluyor.” İç Anadolu yazın en sıcak haftasını yaşıyor Sadece İstanbul değil, İç Anadolu'nun da son yılların en sıcak dönemlerinden birini yaşadığını belirten Şen, birçok kentte sıcaklığın 35 derecenin üzerine çıktığını söyledi: “Yozgat, Tokat, Ankara, Amasya ve Çorum başta olmak üzere İç Anadolu'da hemen hemen bütün şehirlerde sıcaklıklar 35 derecenin üzerinde. Bazı yerlerde 38 dereceyi görüyoruz.” Ege ve Akdeniz'de ise tablo daha da ağır.
Adana: 36–37°C, hissedilen 42–43°C Antalya: Nem nedeniyle 42 dereceyi aşan hissedilen sıcaklık Aydın, Denizli, Uşak, Manisa: 40°C'nin üzerinde İzmir: Önümüzdeki hafta 40 dereceye yaklaşacak Yağış yok, perşembe sınırlı bir sistem geliyor Şen, önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde yağış beklenmediğini, yalnızca perşembe günü kuzey ve doğu kesimlerde sınırlı yağış ihtimali bulunduğunu ifade etti: “Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu ve Akdeniz'in doğusunda yağış ihtimali var. İstanbul'a ulaşıp ulaşmayacağını ise takip edeceğiz.” Temmuz yağışlarına ilişkin verileri de paylaşan Şen, Türkiye genelinde temmuz ayında 18 kilogram yağış düştüğünü, uzun yıllar ortalamasının ise 15 kilogram olduğunu söyledi.
Ancak yaz aylarında miktarların düşük olması nedeniyle yüzde artış ve azalışların yanıltıcı olabileceğini belirtti. Su kaynakları için kritik uyarı Yağışsız geçen günlerin buharlaşmayı artıracağını söyleyen Prof.
Dr. Orhan Şen, özellikle İstanbul'daki baraj doluluk oranına dikkat çekti: “İstanbul'daki sular yüzde 47'nin de altına düştü.
Melen suyunu kullandığımız için avantajımız var ama sıcaklıklar devam ettikçe buharlaşma kayıpları artabilir. Suyumuzu iyi kullanalım.” Süper El Niño sonbaharda etkisini gösterecek Şen, Doğu Pasifik'teki deniz suyu sıcaklıklarının beklentilerin üzerine çıkarak 6 dereceye ulaştığını ve Süper El Niño'nun asıl etkisini eylül-ekim döneminde göstereceğini söyledi: “Süper El Niño'nun sıcaklıklara etkisi çok büyük değil ama yağışlara etkisi olacak.
Büyük ölçekli tahminlere baktığımızda ekim ayında Güney Avrupa'da ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede yağışların artmasını bekliyoruz.” Kış aylarına ilişkin beklentisini ise şöyle özetledi: “Çok kurak bir kış beklemiyoruz. Ilık bir kış geçirebiliriz.
Kar yağışı biraz eksik olabilir ama yağışların genel olarak mevsim normalleri civarında olacağını düşünüyorum.” Orman yangınlarında nem avantaj sağlıyor Yüksek sıcaklıklara rağmen atmosferdeki nemin şu an için orman yangını riskini bir miktar azalttığını belirten Şen, yine de tehlikenin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı: “Orman yangınlarında iki temel meteorolojik faktör vardır: sıcaklık ve nem. Nemin yüzde 20–30'un altına düşmesi gerekir.
Şu anda özellikle Akdeniz'de öğle saatlerinde bile nem yüzde 50–60 seviyelerinde. Bu nedenle risk biraz azalmış durumda.” Ancak eylül ayında nemin düşmesi halinde riskin yeniden yükselebileceğini söyledi: “Eylül ayında yaz devam edecek gibi görünüyor.
Eğer nem azalırsa sıcaklık zaten yüksek olduğu için önümüzdeki iki ay boyunca da orman yangını riski sürecektir.” Prof. Dr.
Orhan Şen, sıcak havalarda vücudun terleyerek ısı kaybettiğini hatırlatarak doğru kıyafet seçiminin önemini anlattı: “Her terlemede vücut yaklaşık 80 kalorilik ısıyı dışarı verir. Ancak nemli havada buharlaşma zorlaştığı için serinlemek de güçleşiyor.” - Açık renkli ve beyaz kıyafetler tercih edilmeli. - Bol giysiler giyilmeli; vücut ile kıyafet arasında hava boşluğu kalmalı. - Şapkasız dışarı çıkılmamalı. - Güneş gözlüğü kullanılmalı. - Öğle saatlerinde doğrudan güneş altında kalınmamalı.
- Mümkün olduğunca gölge alanlar tercih edilmeli. Yaz nasıl geçti?
Avrupa neden daha fazla etkilendi? Şen, Türkiye'nin yazı mevsim normallerinin yaklaşık 2–3 derece üzerinde geçirdiğini ancak Batı Avrupa kadar şiddetli sıcak hava dalgaları yaşamadığını söyledi: “Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere bu yaz beş ayrı sıcak hava dalgası yaşadı.
Avrupa üzerindeki omega blokajı, bu sıcak havanın Türkiye'ye gelmesini büyük ölçüde engelledi. Bizi daha çok Asya üzerinden gelen sıcak hava etkiledi.” Boğaz'da denize girenlere uyarı Rumeli Hisarı kıyısında denize giren vatandaşlara da seslenen Prof.
Dr. Orhan Şen, Boğaz'ın temiz denizlerinden biri olduğunu ancak akıntıya karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi: “Burası çok temiz bir deniz.
Deniz suyu sıcaklığı yaklaşık 16 derece civarında. Ancak biraz açıldığınızda akıntıyı hissedersiniz.
Akıntıya kapılırsanız Sarayburnu'na kadar sürüklenebilirsiniz.” İstanbul'da temiz ve kirli denizler Şen, İstanbul'daki bazı sahillerde deniz kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını da açıkladı: “Yeşilköy'de kolibasili değeri 2 binlere kadar çıktı. Bu sağlık açısından son derece tehlikeli.
Buna karşılık Boğaz, Şile, Ağva ve Kilyos'taki plajlar oldukça temiz.” Karadeniz kıyılarında ise poyrazlı havalarda oluşan rip akıntısına dikkat çeken Şen, valiliğin denize girme yasaklarının mutlaka takip edilmesi gerektiğini söyledi. Sanayi atıkları için çağrı Marmara Denizi'ndeki kirliliğin temel nedeninin sanayi kaynaklı deşarjlar olduğunu belirten Prof.
Dr. Orhan Şen, çözümün atık suların arıtılarak yeniden kullanılması olduğunu ifade etti: “Sanayi atıkları dere yataklarına bırakılıyor.
Belediyelerin bu suları arıtıp gri su olarak yeniden sanayiye kazandırması gerekiyor. Marmara'daki deniz kirliliği için kalıcı çözüm bu olacaktır.”
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın