Bankacılık sektöründe sıkı para politikasının başladığı dönemlerde yüzde 90’nın altına gerileyen kredi mevduat rasyosu hem yabancı para kredilerdeki hızlanma hem de kısıtlara rağmen istisnalarla artan krediler sayesinde Haziran 2026 itibariyle yüzde 92,64’e yükseldi. Uzmanlar kredi mevduat rasyosunun neredeyse birebire yakın sağlıklı bir orana yükseldiğini belirterek mevduat yerine para piyasası fonu tercihinin de bu değişime etki yaptığını vurguladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) aylık verilerine göre Haziran 2026’da sektörde kredi mevduat rasyonu yüzde 92,64 ile sıkı para politikasının uygulanmaya başladığı Haziran 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Haziran 2023 öncesinde yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşen ve çok da sağlıklı bir yapıya işaret etmeyen kredi mevduat rasyosu uygulanan politikaların ışığında düşüş eğilimi sergilemişti. Düşük faiz politikasının uygulandığı dönemlerde yüzde 110’ların da üzerine çıkan toplam nakdi kredilerin toplam mevduata oranıyla belirlenen rasyo 2020 Haziran’ında yüzde 111,71 seviyesindeydi. 2021 sonunda yüzde 100’ün altına inen kredi mevduat rasyosu Haziran 2023’te ise yüzde 88,16 seviyesindeydi. Yüksek enflasyonla mücadele için sıkı para politikasının devreye girmesi, bankacılık sektörüne TL mevduata yönelik getirilen hedefler ve kredilerdeki makroihtiyati önlemlerle birlikte 3 yıl içinde kredi mevduat rasyosu yüzde 90’ın altında kalmaya devam etti. Bu yıl haziranda ise yüzde 92,64 ile sıkı para politikası dönemindeki en yüksek seviyesine çıktı. EKONOMİ’ye bilgi veren bir uzman kredi mevduat rasyosunun neredeyse birebire yakın sağlıklı bir orana yükseldiğini belirterek yükselişin son yıllarda döviz kredileri kaynaklı olduğunu TL kredilerin kısıtlara rağmen sanıldığı kadar yavaş büyümediğini belirtti.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Mevduatı kredinin yarattığını dolayısıyla birbirlerine yakın ilerlemeleri doğal olduğunu vurgulayan uzman şunları söyledi: “Yüzde 90 neredeyse birebire yakın sağlıklı oran, yükseliş son yıllarda döviz kredileri kaynaklı, TL kredi rasyosu daha aşağı seviyelerde bulunuyor. TCMB’nin makroihtiyati önlemleriyle kredilerde büyüme kısıtı bulunuyor ama bir sürü istisna da tanımlanmış durumda. Bu yüzden toplam krediler sanıldığı kadar yavaş büyümüyor. Evet TL kredi kısıtları yüzünden seçim öncesindeki yüzde 110’lardan düştü kredi mevduat rasyosu, aynı dönemde yabancı para kredilerde yüzde 60’lardan yükseldi, şimdi toplam yüzde 90 seviyesinde dengeleniyor.” Bir diğer uzman ise kredi büyüme istisnalarından dolayı kredi büyüme hızının yüksek seyrettiğini vurguladı. BDDK verilerine göre Haziran 2026 itibariyle toplam 26 trilyon 784,8 milyar lira seviyesinde. Geçen yılın aynı ayına göre toplam kredilerde büyüme yüzde 37 oldu. Yabancı para kredilerin TL karşılığı haziran itibariyle 9.62 trilyon lirayı aştı ve geçen yılın aynı ayına göre artış yüzde 27,15 hesaplandı. TL cinsi kredilerde ise son 1 yılda yüzde 43,23’lük artışla 17.16 trilyon liraya ulaşıldı. TCMB makroihtiyati önlemlerine göre tüketici ihtiyaç kredilerinde 8 haftalık büyüme sınırı yüzde 3, taşıt kredilerinde yüzde 3, tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesaplarında yüzde 1 seviyesinde.
KOBİ’lere kullandırılan TL kredilerde sekiz haftalık yüzde 4,5 büyüme sınırı varken, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan TL cinsi kredilerde ise yüzde 2’lik büyüme kısıtı bulunuyor. Yabancı para kredilerde ise sekiz haftalık büyüme sınırı yüzde 0,5 olarak belirlendi. Bu kısıtlardan muaf olan kredilerin başında ihracat kredileri geliyor, ayrıca yatırım, tarım ve kamu kurumlarının kredileri de büyüme sınırlarından istisna tutuluyor. EKONOMİ'ye bilgi veren iki uzman, mevduatın daha hızlı büyümemiş olabileceğini dile getirdi. Son yıllarda yatırım fonlarına kayış hikayesi olduğuna dikkat çeken uzmanlar kredi mevduat rasyoundaki değişimin bundan kaynaklanmış olabileceğini dile getirdi. BDDK verilerine göre Haziran 2026 itibariyle toplam mevduat tarihte ilk kez 30 trilyon sınırını aştı ve 30.1 trilyon liraya ulaştı. Bu son 1 yılda yüzde 31,37 büyümeye işaret ediyor. Aynı dönemde yatırım fonlarındaki büyüme ise yüzde 65,33 seviyesinde. Yatırım fonlarının portföy değeri Merkez Kayıt Kuruluşu verilerine göre Haziran 2025'te 6.03 trilyon lira iken bu yıl haziran itibariyle 9.97 trilyon liraya ulaşmış durumda. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!