"Rekor hasat gıda arzını güçlendirecek, finansman baskısı un sanayisini zorluyor"

"Rekor hasat gıda arzını güçlendirecek, finansman baskısı un sanayisini zorluyor"

Bu yıl yağışların artmasının yabancı ot yoğunluğunu artırarak üreticilerin ilaçlama maliyetlerini yükselttiğini belirten Tüydeş, buna karşın başak olgunlaşma döneminde etkili olan …

🤖 Yapay Zekâ Editör Özeti & 3 Maddede Öne Çıkanlar ÖZGÜN ANALİZ
  • Bu yıl yağışların artmasının yabancı ot yoğunluğunu artırarak üreticilerin ilaçlama maliyetlerini yükselttiğini belirten Tüydeş, buna karşın başak olgunlaşma döneminde etkili olan poyrazın tane dolgunluğunu artırarak rekolteye olumlu katkı sağladığını ifade etti.
  • Marmara'da dönüm başına ortalama 650-700 kg verim elde edildiğini aktaran Tüydeş, bu seviyenin ortalamanın üzerinde gerçekleştiğini ve üreticilerin birim maliyetlerini önemli ölçüde aşağı çektiğini kaydetti.
  • Tarımsal üretimde en büyük maliyet baskısının enerji kaynaklı olduğuna dikkat çeken Tüydeş, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin kalite üzerinde de dolaylı etkiler oluşturduğunu söyledi.

Bu yıl yağışların artmasının yabancı ot yoğunluğunu artırarak üreticilerin ilaçlama maliyetlerini yükselttiğini belirten Tüydeş, buna karşın başak olgunlaşma döneminde etkili olan poyrazın tane dolgunluğunu artırarak rekolteye olumlu katkı sağladığını ifade etti. Marmara'da dönüm başına ortalama 650-700 kg verim elde edildiğini aktaran Tüydeş, bu seviyenin ortalamanın üzerinde gerçekleştiğini ve üreticilerin birim maliyetlerini önemli ölçüde aşağı çektiğini kaydetti. Tarımsal üretimde en büyük maliyet baskısının enerji kaynaklı olduğuna dikkat çeken Tüydeş, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin kalite üzerinde de dolaylı etkiler oluşturduğunu söyledi. Çiftçilerin artan mazot maliyeti nedeniyle gübreleme, çinko uygulaması ve süne mücadelesi gibi kaliteyi doğrudan etkileyen işlemleri azaltmak zorunda kaldığını belirten Tüydeş, bunun hem ürün kalitesini hem de satış fiyatını olumsuz etkilediğini ifade etti. Tüydeş, “Üretimin sürdürülebilirliği için çiftçiye yönelik sübvansiyonlu akaryakıt desteği artık ihtiyaç olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldi” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) yürüttüğü alımların üretici açısından önemli bir güvence oluşturduğunu belirten Tüydeş, 21 Mayıs-25 Temmuz döneminde yaklaşık 8,5 milyon ton hububat alımı gerçekleştirildiğini, ülke genelindeki 650 alım noktasında alımların sürdüğünü söyledi.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; TMO depolarındaki doluluk oranının yüzde 70 seviyelerine ulaştığının tahmin edildiğini belirten Tüydeş, Karadeniz havzasında üreticilerin buğdayı 200-230 dolar/ton seviyesinde satarken TMO’nun yaklaşık 300 dolar/ton düzeyinde alım yaptığını ifade etti. Ancak üretim maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle mevcut fiyatların üreticiyi tam anlamıyla memnun etmediğini dile getirdi. Türkiye’nin bu sezon yaklaşık 23,5 milyon tonluk hububat üretimine ulaşarak son 20 yılın rekorunu kırmasının beklendiğini söyleyen Tüydeş, son iki yılda iklim koşullarının üretim açısından elverişli seyretmesi ve tarım teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde azalan ekim alanlarına rağmen verimliliğin yükseldiğini belirtti. Küresel ölçekte savaşlar, liman sorunları ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin güçlü bir üretim sezonu geçirdiğini ifade eden Tüydeş, tablonun gıda arz güvenliği açısından önemli bir avantaj oluşturacağını söyledi. TMO’nun 29 Temmuz'da ekmeklik buğday ve buğday kırıkları ihracatını serbest bırakmasını olumlu değerlendiren Tüydeş, kararın kamu stoklarının ve finansman yükünün azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Rusya ve Ukrayna’daki hasadın savaşın gölgesinde devam ettiğini belirten Tüydeş, limanlara erişim sorunları, gemi bulunabilirliği ve sigorta maliyetlerinin ihracatı zorlaştırdığını söyledi.

Stoklarının yüksek seyretmesi ve ihracattaki aksaklıkların Karadeniz buğday fiyatları üzerinde yüzde 10-15 oranında baskı oluşturduğunu belirten Tüydeş, üreticilerin 180-200 dolar/ton seviyelerine gerileyen fiyatlardan memnun olmadığını, ihracatın hız kazanmaması halinde fiyatlarda kısa vadede güçlü bir toparlanma beklenmediğini ifade etti. Un sanayisinin öncelikli gündeminin finansmana erişim olduğunu belirten Tüydeş, yüksek kredi faizleri ve tahsilat sorunlarının sektörün nakit akışını öngörülemez hale getirdiğini söyledi. Geçmiş yıllarda aylık üretim kapasitesinin 7-8 katına ulaşan stoklarla çalışılabildiğini hatırlatan Tüydeş, mevcut finansman maliyetleri nedeniyle bu modelin sürdürülemediğini belirtti. Sektörün, TMO’nun ekim ayı satış programının revize edilmesini veya vadeli satış uygulamasının yeniden devreye alınmasını beklediğini sözlerine ekledi. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

Yorumlar

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!