Paylaşımlı bir yolculuk

Paylaşımlı bir yolculuk

Memleket seyahati planlarken çalan telefon her şeyi bir anda hızlandırdı. Kuzenimle birlikte yola çıktık. Yolda kimse gördüğünü, duyduğunu kendine saklamadı. Kimsede bir yol yorgunluğuyla da karşılaşm…

Henüz bir tatil yapamamıştık LGS takviminden dolayı. Neyseki süreç istediğimiz şekilde sonlandı. Ve her şey hızlanıverdi. Gideceğimiz yer belli; her yıl bir kez de olsa köyümüze gideriz. Anadolu’dan göç etmiş ailelerde bu hep gündemdedir.

Biz memleket seyahatini planlarken çalan telefon her şeyi hızlandırdı. Kuzenim de gidecekmiş ve birden biz de ona katıldık. Hazırlık furyası başladı, her plan yenilendi.Akşam 8 gibi yola koyulduk ve İstanbul’dan çıkmayı başardık. Park alanında mola verdiğimizde bir ikazla karşılaştık. Cama tıklatan görevli “Arabanızı biraz geri park eder misiniz? Tekerlekli sandalyeler buradan geçemez” dedi. Ben birden gülmeye başladım. “İçinde benim olduğum arabada olmamalıydı bu” diyerek... Kuzenim de “Fark etmedim, hakikaten rampanın önündeymişiz” dedi. “Oğlum görmüyor musun” dedim. Sonra indik ve çaylar, kahveler derken yolculuk tekrar başladı.

Navigasyonumu açtım ve teyze oğluna “Sağdaki ilk sapaktan döneceksin, kaçırma” dedim. Tabii ekranı kapalı kullandığım için o kendi navigasyonuna baktı. “Sen görüyorsun da bizi mi yiyorsun anlamadım, yolu nereden biliyorsun” dedi.

Kaynaşlı gişelerine girdik. İşte burası bir çizgi benim hayatımda. Bu çizgiyi geçtiğiniz anda her şey değişir hava anlamında ve ferahlığı hemen yaşarsınız. Sıcak rahatsız etmez. Rahatlarsınız çünkü artık nem kalkmıştır ortadan. Bolu Dağı Tüneli’nden çıkınca herkes ‘oh’ dedi. Klimanın soğuğundan kurtulduk ve sıcak da rahatsız etmiyor. Bu rahatlık yıllardır farkında olduğum bir durum.

Konu bizim her şeyi iyi hissetmemizle ilgili değil aslında. Sadece vücudumuza olanları merak edip ‘neden’ diye sorgulamamızdan kaynaklı. Bilgiyi, duyulardan aldığımız bilgiyi hayata geçirmekle ilgili. Sizden daha güçlü bir hissiyatımız yok. Aynı ortamdaysak bize olan size de, size olan bize de oluyor.

Ben havadaki nemle ilgili tensel bir farkındalık içindeyken diğer yol arkadaşlarım yıldızların güzelliğini fark ettiler. “Ay ne kadar kocamanmış” diyen, “Sanki yıldız tarlasındayız” diyen... Keyfimiz arttı. İlerledikçe onlar gördüklerini anlattı, ben de onunla ilgili bir anım veya nasıl bir bilgim varsa onu... Kimse gördüğünü, duyduğunu kendine saklamadı. Paylaşımlı bir yolculuk yaşadık. İndiğimizde gece saat 2.00’ydi ve kimsede yol yorgunluğuyla karşılaşmadım. Paylaşınca yol da yük olmuyor demek ki insana.

Köklerimizin başladığı yerdeyiz ve onlara kavuştuk. Köklerinizi bulunca ne yaşarsınız? Bunu belki kelimelere dökemeyiz. Ben de dökemiyorum. Sadece üzerinde babamın adının yazdığı yere “Ben geldim baba” diyebiliyorum.

Herkese iyi pazarlar. Şimdi babamla kalmak istiyorum...

Kaynak: Hürriyet Yaşam

Yorumlar