İyi malzeme bulmak kadar onu doğru saklamak da mutfağın en önemli kurallarından biri. Doğru yöntemlerle hem sebze ve meyvelerin ömrünü uzatabilir hem de lezzetlerini ilk günkü gibi koruyabiliriz. Yazarımız Gülay Barbaros Altan “Karmaşık teknikler uygulamadan da yüksek lezzet profili olan bir tabak hazırlamak mümkün. Ama bunun için sebze ve meyveniz taze olmalı. Ve tabii üretim süreci ve pestisit kontrolü takip edilmiş vesaire... Marketlerde, pazarlarda sebze-meyve reyonlarının, tezgâhlarının başında uzun vakit geçiriyorum. Ama asıl iş o ‘tazecikleri’ seçip satın aldıktan sonra başlıyor çünkü tazeliklerini korumak gerekiyor” diyor.
Altan pratik önerilerini şöyle sıralıyor: “Yeşil sebzeleri yıkayıp mutlaka sebze kurutucuda fazla suyunu atın. Islak kaldığında daha hızlı çürüyor. Yıkanmış, kurulanmış marul, dereotu, maydanoz benzeri yaprakları bir saklama kabına ya da poşete alın ama mutlaka altına ve üstüne kâğıt mutfak havlusu yerleştirin. Hava almayacak şekilde ağzını kapatıp buzdolabının sebze-meyve bölümünde saklayın. Bu şekilde en az bir hafta yeşil kalacaklar. Bazı meyvelerin özel alana ihtiyacı vardır. Örneğin elmalar çevresindeki her şeyi hızla olgunlaştıran etilen gazı salgılar. Elmaları diğer meyve ve sebzelerden ayırın. Henüz olgunlaşmamışlarsa olgunlaşana kadar onları oda sıcaklığında saklayın. Olgunlaştıktan sonra, tercihen sebze çekmecesinde, hava geçirmez bir poşet veya kapta buzdolabında saklayın. Muzlar da diğer meyve sebzeden ayrı kalmalı çünkü o da etilen salıyor. Yabanmersini, çilek gibi hassas meyveleri kapla satın aldıysanız hasarlı olanları içinden hemen ayıklayın çünkü birbirini çürütür. Bu iki meyveyi de yemeden önce yıkamanız daha mantıklı, yıkandığı zaman hızlıca yumuşama ve bozulma başlar. Taze mantarlar genelde satın alırken streç filmle sarılı olur. Hemen çıkarın ve kâğıt torbada ya da kâğıt havluya sararak bir kabın içinde saklayın. Plastik içinde kalan mantarların üzerinde yapışkan-nemli bir katman olur ve hemen çürümeye başlar. Domatesleri de alır almaz buzdolabına atmayın. İyice olgunlaşmamış domatesler oda sıcaklığında saklanır ve bekledikçe olgunlaşıp lezzetlenir. Ancak olgun domatesler satın aldıysanız hemen buzdolabına kaldırabilirsiniz.”
Yeme-içme sektörünün güvenilir iş ortağı Metro Türkiye, meyve, sebze, balık ve et gibi taze ürün gruplarındaki uzmanlığını ‘Ustasına Yakışan Tazelik’ anlayışıyla reyonlarına taşıyor. Doğru üretici seçimi kriterleri, tarladan başlayan sıkı denetimleri, güçlü soğuk zinciri ve reyon uzmanlığıyla Metro Türkiye şeflerin ve işletmelerin tabağına ulaşan gıdanın her zaman taze, güvenilir ve yüksek standartta kalmasını sağlıyor. Türk mutfak kültürünü korumak, geliştirmek ve yeme-içme sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli ürünleri mutfaklarla buluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, tazeliğin ancak sürecin her aşamasında usta olan insanlarla mümkün olabileceği inancını taşıyor.
Ürünü toprakta özenle yetiştiren çiftçilerden kesintisiz soğuk zincir sağlayan lojistik ekiplerine, mağaza reyonlarındaki uzman çalışanlardan o ürünleri tabağa taşıyan şef ve işletmelere kadar ekosistemin her bir paydaşı bu tazelik yolculuğunun gerçek ustaları. Metro Türkiye topraktan tabağa gelen ürünün tazelik sürecindeki bu mükemmelliği tüm bu ustalık adımlarının ve dökülen emeğin bir sonucu olarak mutfaklara ulaştırıyor.
Sıkı kriterler ve kesintisiz soğuk zincir
Profesyonel mutfakların lezzet ve menü standartlarını koruyabilmesi adına taze ürün tedarikinde kalite ve uzmanlık ilkelerini esas alan Metro Türkiye ‘Ustasına Yakışan Tazelik’ sunmak için işe doğru üreticiyi seçerek başlıyor. İşbirliği yaptığı çiftçilerin ve üreticilerin Metro denetimlerinden geçen, Global G.A.P. veya GFSI onaylı gıda güvenliği sistem sertifikalarına sahip olmasını gerekli gören Metro Türkiye, ürünleri yüksek standartlardaki mal kabul ve saklama koşulları sonucunda raflara ulaştırıyor. Çok Kanallı Ürün Bulunurluk Merkezleri (MFC) ve gelişmiş depolama altyapısı şeflerin aradığı ürün çeşitliliğini ve kalite standardını kesintisiz kılıyor. Et, balık ve meyve-sebze reyonlarında görev alan ekipler de aldıkları uzmanlık eğitimiyle ürünlerin doğru koşullarda müşteriye sunulmasını güvence altına alıyor.
Domateste 59 farklı kalite kontrolü adımı
Metro Türkiye taze ürün grubundaki bu titiz yaklaşımının ve sunduğu tazelik güvencesinin somut örneklerinden birini domatesle anlatıyor. Bir domatesin dalından koparıldığı andaki tazeliğini koruması doğru hasat zamanı, uygun saklama koşulları, kesintisiz soğuk zincir, dikkatli lojistik ve kalite kontrol süreçleriyle mümkün oluyor. Tüm bu halkalar bir araya geldiğinde gerçek tazelik ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en güçlü soğuk zincir sistemlerinden birine sahip olan Metro Türkiye, domatesleri topraktan alıp reyonlarına ulaştırana kadar tam 59 farklı kalite kontrol adımından geçiriyor. Ürünleri özel ambalajlı sunarak hijyen ve yüzde 100 izlenebilirlik standardıyla farklılaşan Metro Türkiye, sezonuna göre 45’e varan domates çeşidiyle şeflerin her türlü reçetesine ve lezzet beklentisine karşılık veriyor.
Yorumlar